Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Yılı Mart Ayı Olağan Toplantısı 2. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirilen Meclis Toplantısı’nda Komisyonlara Havale Edilen toplam 28 madde görüşüldü.
Başkan Seçer, gizlilik kararı olan bir dosyanın netleşmeyen bilgilerinin yayılmasını eleştirdi
Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan’ın gözaltına alınması ile ilgili Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Tunçaz’dan gelen soruya yönelik yanıt veren Başkan Seçer, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasının gizlilik içerdiğinin altını çizdi. Devam eden ve gizlilik içeren bir dosya hakkında herhangi bir yorum yapılmasının doğru olmadığını belirten Seçer, “Takdir edersiniz ki anayasal bir hükümdür; devam eden bir soruşturmayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bile bir konuşma yapamazsınız. Soruşturma devam ediyor ve dosyada gizlilik var. Cumhuriyet Başsavcılığı zaten ilk etapta bir açıklama yaptı ve bu açıklama sosyal medyada özellikle mal varlığı konusunda bilgi kirliliği yarattı. Buna rağmen belediye olarak ‘Bu bilgi kirliliğidir’ diye bir açıklamada bulunmadık çünkü dosyada gizlilik kararı var” dedi.
Seçer, gizlilik kararı olan dosyayla ilgili basına afişe edilen bilgilerin sızdırılmasının doğru olmadığı eleştirisinde bulunarak, “Gizlilik kararı olan bir soruşturma ve evrakların ne olduğunu bilmediğiniz halde bazı karalama kampanyası başlıyorsa bunun neresinde masumiyet karinesi vardır? Takdirlerinize bırakıyorum. Soruşturma devam ediyor, avukatlarımız arkadaşımızın ne ile suçlandığı konusunda bir bilgi sahibi olur olmaz biz de belediye olarak bu konuda açıklama yapacağız. Hukuka olan saygımdan dolayı bunun üzerine daha derin değerlendirmeler yapmak istemiyorum” diye konuştu.
“Mersin’de huzurun bozulmasını istemiyoruz”
Tunçaz’ın Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşhanesi ile ilgili iddialarla ilgili sorusuna da yanıt veren Seçer, söz konusu olayın 4 Şubat tarihinde gerçekleştiğini ve konunun Ramazan ayında gündeme getirilmesini “manidar” olarak nitelendirdi. Konunun siyasi bir malzeme haline dönüştürülmeye çalışıldığını ifade eden Seçer, “Biz Mersin’de huzurun bozulmasını istemiyoruz. Toplumsal infiallere neden olacak söylemlerden kaçınıyoruz. Ancak dün bazı yayın organlarında yapılanları tüm Türkiye gördü. Bilmiyorlar ki gıda güvenliği ve halk sağlığında belediyelerin yetki sınırı nedir? Bu meseleyi siyasi mülahaza ile ele alıyorlar” dedi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşhanesi’nin yılda 170 ton et kullandığını hatırlatan Seçer, et alımında açık ihaleye çıkıldığını ve tüm sürecin yasal olarak ilerlediğini belirterek, “Aşhanemiz, yıl boyunca belli şartlar çerçevesi içerisinde, yetkili gıda mühendisi ve sorumlusu nezaretinde etleri teslim alıyor. Belediyemize yapılan et teslimleri resmi denetim süreçlerine ve yürürlükteki mevzuata uygun olarak gerçekleştiriliyor. Et alımları; Tarım İlçe Müdürlüğü Mezbahane Sorumlusu, veteriner hekimin gözetimi ve onayıyla düzenleniyor. Yani hayvanlar mezbahanede kesiliyor. Mezbahanelerde de İlçe Tarım Müdürlüğü’nün görevlendirdiği veteriner hekimler sorumlu. Onlar onaylıyor ve bu etler sadece bizim aşhaneye gelmiyor. Sizlerin evine de geliyor. Biz etleri teslim alırken, kamera eşliğinde teslim alıyoruz. Mezbaha kesim raporunu alıyoruz ve bu doğrultuda eti kabul ediyoruz” sözlerine yer verdi.
Tespitin ardından Mersin Büyükşehir olarak resmi sürecin haricinde ek bir denetime daha başvurduklarını ifade eden Seçer, “İddiaların tarafımıza ulaşmasının ardından, bir kat daha denetimi artırmak için ne yapabiliriz diye düşündük. Sadece rapora bağlı kalmamak için o tarihten sonra her gelen partinin numunelerini alarak, Tarım ve Orman Bakanlığı Mersin Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’'nün analiz sonuçlarını talep ediyoruz. Bu analizler ve raporlar doğrultusunda bir problem ya da olumsuzluk yoksa et kabulü yapıyoruz” diye konuştu.
“Burada mağdur biziz”
Mersin Büyükşehir olarak gerçekleşen olayda mağdur edildiklerini aktaran Seçer, bir kamu kurumu ile bir vatandaşın et alımında herhangi bir fark olmadığını vurguladı. Seçer, kamu kurumlarının belli denetimlerden geçtiğini ancak bir vatandaşın evine aldığı eti hiç sorgulamadan aldığını söyledi. AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir’in sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamaya işaret ederek paylaşımda yer alan bir kısmı meclis üyeleri ile paylaşan Seçer, “Biz burada mağduruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşhanesi ile vatandaş arasında bir fark yok. Bu eti siz de alıyorsunuz. Bu evraklara güvenerek. Biz de alıyoruz ki biz kamu kurumuyuz. Bu kadar ince eleyip sık dokuduğumuz halde böyle bir olay vuku bulmuşsa Sayın AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir’in söylediği gibi; yerden göğe kadar da katılıyorum söylediklerine. Tweetinde bulunan 3. paragrafı okuyorum; ‘Bildiğiniz üzere ülkemizde at ve eşek kesimine yönelik herhangi bir yasal izin bulunmamaktadır. Bu nedenle ortaya çıkan tablo yalnızca bir gıda güvenliği sorunu değil.’ Katılıyor muyuz? Az önce söyledik, evet bu bir gıda güvenliği meselesi. ‘Aynı zamanda kamu sorumluluğu’ yani denetim diyor. ‘Ve denetim mekanizmaları açısından ciddi bir ihmal ihtimalini gündeme getirmektedir’ diyor paylaşımında. Ben nasıl alım yaptığımı söylüyorum. Bir kamu kurumu olarak ya da farz edelim özel sektörde büyük bir fabrikam var böyle toplu açık ihaleyle et alacağım, bu alımı ancak bu şekilde yapabilirim. Başka ne yapabilirim? Ya da ev hanımı Ayşe Hanım, Mehmet Bey evine et alırken marketten ve kasaptan bu belgeleri istemeden alır. Peki ne yapacağız? Denetimi, ilgili kurumlar sıkı yapacak” dedi.
Seçer: “Denetim yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığı’nda”
Denetim yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığı’nda olduğunu vurgulayan Seçer, konuşmasında konuyla ilgili kanuni düzenlemeye değinerek kanun maddesinden bir kısmı okudu. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında düzenlenen yönetmeliği aktaran Seçer, “Hayvansal gıdaların üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar olan tüm aşamalarda ilgili yönetmelik uygulanır. Resmi kontroller, gıda işletmelerinin kayıt ve onay süreçleri, hijyen kuralları, numune alma ve laboratuvar analizleriyle izlenebilirlik kontrollerini kapsar. Ayrıca ithalat ve ihracatta da hayvansal ürünlerin mevzuata uygunluğu Tarım ve Orman Bakanlığı’nın taşra teşkilatı olan İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından denetlenir” bilgisini paylaştı.
Büyükşehir Belediyesi’nin Aşhaneleri’nde günlük 500 ile 1200 kilogram arasında et tüketildiğini ve yıllık et ihtiyacının yaklaşık 170 ton olduğunu ifade eden Seçer, et alımlarının açık ihale yöntemiyle ve şartnameye uygun olarak yapıldığını kaydetti. İlgili şartnameye ilişkin de açıklama yapan Seçer, “Ürünler, 3285 sayılı kanunun 101. maddesine ve Türk Gıda Kodeksi Et ve Et Ürünleri Tebliği’nin hükümlerine uygun olarak; işletme kayıt belgesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile kesim raporu belgeleri istenerek uygun şekilde alınmaktadır. Etlerin aşhaneye teslim edilmesi aşamasında fiziki kontrol yapılarak kameralar eşliğinde teslim tutanağı düzenlenmektedir” dedi.
“Halk sağlığı hepimizin meselesi”
AK Parti Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Tunçaz’ın, “Dolayısıyla, sorumluluk ‘Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait olmakla birlikte millete yedirdiğimiz etlerin, sizin teyiden söylediğiniz teknik ve hukuki süreçlerin ikmaline rağmen yine de yedirilmemesi gerektiğine ilişkin fikrimizi söylemek istedik. Zira burada sorumluluk her ne kadar bakanlığa ait olmasına rağmen netice itibariyle bu ekmeği, yemeği vatandaşa sunan belediyemiz, bu hadisenin ortaya çıkmasından sonra daha titiz davranıldığına ilişkin beyanları bizim de olumlu karşıladığımız beyanlardır” sözleri üzerine sürecin ilgili kurumlarla birlikte titizlikle yürütüldüğünü belirten Seçer, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile koordinasyon içinde hareket ettiklerini söyledi. Seçer, ihbar üzerine söz konusu etlerin imha edildiğini ve bundan sonraki süreçte daha hassas bir denetim süreci uygulanacağını dile getirerek, “Denetim yetkisi ve sorumluluğu Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde değil, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndadır. Ancak biz yine de ilgili kurumlarımızla süreci birlikte yürüttük. Halk sağlığı hepimizin meselesi. Bu konuda sorumluluğumuz olmasa da bir kamu kurumu olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” diye belirtti. Seçer ayrıca konuyla ilgili emniyet birimleri tarafından da soruşturma yürütüldüğünü belirterek sürecin tüm yönleriyle araştırıldığını ifade etti.
Tunçaz’ın Büyükşehir Belediyesi tarafından ilgili tedarikçi firmanın açıklanmasını talep etmesi üzerine Seçer, “Et tedarikini sağlayan firma sadece Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne et tedarik etmiyor. Birçok kamu kurum ve kuruluşuna tedarik ediyor, dolayısıyla bunu burada açıklamam doğru değil. Bu iddia ortaya atılır atılmaz biz zaten ilgili kurumun bize uyarısı üzerine 213 kilogram eti imha ettik. Bir kat daha hassasiyet gösterip bir de üstüne raporla yetinmeyip ürünleri gıda kontrol laboratuvarında analize de gönderiyoruz artık” diye konuştu.
Ramazan ayı boyunca Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen tüm ilçelerdeki iftar programlarına eşi Meral Seçer ile katıldığını söyleyen Seçer, ortaya atılan iddianın özellikle Ramazan ayında medyada çarpıtılmasını ve art niyetle ele alınmasını oldukça üzücü bulduğunu dile getirdi. Seçer, medyanın yarattığı dezenformasyonun yanlış yönlendirmelere sebebiyet verebileceğine de ayrıca dikkat çekti.
“Ramazan’ın 1. günden itibaren her gün ailemle beraber gelip bu kavurma pilavı vatandaşlarımızla yiyorum”
Meclis toplantısında, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Mehmet İlker Yalçın’ın, açık ihaleyle alınmış olan etlerle alakalı; yakalanan partinin ardından, Bakanlık’tan Mersin Büyükşehir’e bilgi geldikten ve gerekli işlemler yapıldıktan sonra, şartnameye uymayan firmayla alakalı sözleşme feshi ve kamu ihalelerinden yasaklamayı yapmanın da ihaleyi yapan birimin elinde olduğunu söyledi. Yalçın’ın Seçer’e; “Bu sıkıntıdan tüm Türkiye’yi kurtarmak da Büyükşehir Belediyemizin elinde” demesi üzerine Seçer, iddianın ardından soruşturma sürecinin başlatıldığını ve şu anda da devam ettiğini ifade etti. Seçer, “Günlük 500 ile 1200 kilogram et tükettiğiniz bir yerde; ayrıca bu bahsi geçen firmanın, sıradan ya da merdiven altı bir firma olmadığı gerçeğiyle ve yine bu firmanın birçok kamu kurum ve kuruluşuna et, et ürünleri ve diğer gıda maddeleri tedariki de yaptığı göz önünde bulundurularak; özel sektörü saymıyorum bile; bu soruşturma devam etsin. Ramazan ayı da geliyor, doğal olarak da bizim işlerimizde bir akamet olmasın. Ama bundan sonraki süreçte tabi ki biz de gerekli işlemleri yapacağız” dedi.
Büyükşehir’in Aşhanesi’nden günlük 10 bin kişilik yemek çıktığını ve günlük rutinde 3 eşit yemeğin 35 TL’ye Mahalle Mutfakları aracılığıyla vatandaşlara ulaştırıldığını hatırlatan Seçer, “Bu insanların aklında da en küçük bir soru işareti olmasın. Tekrar söylüyorum; Ramazan’ın birinci gününden itibaren her gün ailemle beraber bu kavurma pilavı vatandaşlarımızla yiyorum. Bütün ilçelerde bu yemeği beraber kaşıklıyoruz. Bundan hiçbir endişeniz olmasın. Ama biz alımları bir kat daha dikkatli yapıyoruz. Bunu da bilmenizi istiyorum” diye konuştu.
“Biz mallarımızı haraç mezat satmıyoruz”
Gündem Dışı Konuşmalar Bölümü’nün ardından ise maddeler görüşüldü. Komisyonlara Havale Edilen maddeler arasında yer alan ‘Mersin Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde olup kamu hizmetlerinde kullanılmayan ve gelecekte de kullanılması planlanmamış olan taşınmazların, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. Maddesinin (e) bendine istinaden satılması için Mersin Büyükşehir Belediye Encümeni’ne yetki verilmesi ile ilgili Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edilen konu’ görüşüldü. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Tunçaz’ın satıştan elde edilecek gelirin hangi projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılacağını sorması üzerine Seçer, “Biz mallarımızı haraç mezat satmıyoruz. Yetki alıyoruz ve ‘illaki satacağız’ diye de bir şey yok. Konut alanları, ticaret alanları ya da belediye hizmet alanlarını satmıyoruz. Biz belediye hizmet alanlarını kamu yararına değerlendiririz, hizmet binası ya da herhangi bir sosyal bina yaparız, Bunlar bize hiçbir surette gerek olmayacak gayrimenkuller. Ben belediyelerin ticari statüdeki arsalarını satmasına karşı değilim. Ancak tabi Meclis olarak da bunu sormak hakkınızdır” ifadelerine yer verdi.
Seçer, Büyükşehir’in makro yatırımlarını anlattı
Mersin Büyükşehir’in dengesiz borç yükü olan bir belediye olmadığının da vurgusunu yapan Seçer, belediyelerin borçlanmasına karşı olmadığını ifade ederek, dengesiz ve rasyonel olmayan bir borçlanmanın eleştiri konusu olabileceğini sözlerine ekledi. Büyükşehir’in makro yatırımları hakkında meclisi bilgilendiren Seçer, Müftü Deresi Yaşam Vadisi projesinin 3 etaptan oluştuğundan söz ederek, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nın ihaleye çıktığını ifade etti. Bütün belediyelerde olduğu gibi Büyükşehir’in de 5 yıllık stratejik planı olduğundan söz eden Seçer, her yılın yatırım programı olduğuna da dikkat çekti. Yatırım programında hangi hizmetlerin yapılacağının belli olduğunu kaydeden Seçer, “Müftü Deresi Yaşam Vadisi projesi başladı, konut projesine de yakında başlıyoruz. Tramvay konusunda da yine bütün görüşmelerimiz sonucu yaptığımız proje revizyonları, çalışmaları bitirip, dosyayı Cumhurbaşkanlığı’na sunduk” diye belirtti. Büyükşehir olarak yol yapımı konusunda da pek çok projeyi hayata geçirdiklerinden söz eden Seçer, “Viyadük çalışması, Müftü Deresi Köprüsü 4. Çevre Yolu’nu Toroslar’ı bağlayacak. Akdeniz’de Hal Katlı Kavşağı, ardından Mezitli’de bütünleşik kavşak olacak ve neredeyse bize 1 milyar TL’nin üzerine mal olacak. Ardından Saya Park Katlı Kavşağı yine büyük bir proje. Ardından Mersinli Ahmet Caddesi’nde bir katlı kavşak daha yapacağız. Ardından Beşyol’da tüp geçit yapacağız. Bunlar milyarlık projeler” dedi.
Büyükşehir’in mütemadiyen yatırım yapan bir belediye konumuna geldiğini kaydeden Seçer, “Bizi bundan 5 yıl önce; ‘Çayla, çorbayla, yemekle belediyecilik mi olur?’ diye eleştirenlere demiştik ki; ‘Öyle bir an gelecek Mersin şantiye yeri olacak.’ Ki siz haklı olarak diyorsunuz ki; ‘Bize somut ve büyük projelerle gelin.’ Bütün daireleri gezebilir, yatırımları denetleyebilirsiniz ve yatırım programını biliyorsunuz, siz Plan ve Bütçe Komisyonu’ndasınız” diye belirtti.
Maddeyle alakalı Meclis üyelerinin tümünün desteğini istediğini ifade eden Seçer, “Bu konularda iktidar-muhalefet beraber hareket etmeli. Bugüne kadar sattığımız gayrimenkulleri de ben size açayım, lütfen bir inceleyin, siz olsaydınız kaça satabilirdiniz? Büyükşehir kaça satmış diye bir mukayese şansı olsun. Bunlar haraç mezat ucuza mı gitmiş, yoksa hakikaten beklenenin çok üstünde paralara mı gitmiş? Bu konuda gönül rahatlığıyla idaremize güvenmenizi isterim ama takdir sizin. Muhalefet şerhi koymuşsunuz. Tabi ki oyunuzun rengine karışamam” dedi. Büyükşehir’in 32.7 milyar TL bütçesi olduğundan söz eden Seçer, “Bütçemize 3 milyar TL finansman koymuşuz. Bunun 2,5 milyar TL’si de borçlanma. Bu kadar yüksek faiz ortamında kredi kullanmak çok mantıklı değil” dedi ve komisyon raporu oy çokluğuyla kabul edildi.
Meclis, tüm maddelerin oylanmasının ardından sona erdi.
Haberin görüntüsünü indirmek için tıklayınız.
Dün 16:41
11 Mart 2026 21:11